Güncel

Samandağ Dayanışma Koordinasyonu: Hala cenazesi bulunamayan insanlar var

Maraş merkezli depremlerin depremin ardından en çok yıkımın olduğu yerlerden biri olan Antakya'nın Samandağ ilçesinde kurulan Samandağ Dayanışma Koordinasyonu yaptığı açıklamada bir ay sonra bölgedeki duruma dikkat çekerek, “Hala cenazesi bulunamayan insanlar var” dedi.

Devrimci, sosyalist, demokratik kitle örgütleri ve gönüllüler tarafından kurulan ve bir aydır Samandağ halkı ile dayanışmak için deprem bölesinde olan Samandağ Dayanışma Koordinasyonu (Tensik’ul Sveydiye), bölgedeki duruma ilişki açıklama yaptı.

Koordinasyon adına açıklamayı okuyan Nilya Çekiç, “’Doğal afet’ insanların kontrolü dışında olan ve doğanın şekillenişi itibariyle müdahale edilemeyen olaylardır. Fakat buna göre konum almak, yaşanılan doğayı tanıyarak şehirleri planlamak ise toplumsal yaşamın esaslarından olmalıdır. Kapitalizm ile doğadan kopartılan insan canlısı ve yalnızca kar üzerine kurulu bu sistemde ‘Doğal Afet’ can kaybı, yaralı, acı, travma, mal kaybı, bir dakikada değişen yaşam koşulları olarak tarif edilebilir” ifadelerini kaydetti.

Depremin ardından ağır yıkımların yaşandığı 10 ilin durumunun aynı olduğunu belirten Çekiç, “İlk günlerde Samandağ da dahil hemen hemen her ilde enkazların başında çaresizce bekleyen insanlar vardı. Vinç, hilti, çekiç, demir keski gibi malzemelrin temini için canhıraş çalışan insanlar, enkazlarda çaresizce bekleyen ve ses veren insanlar, sonra seslerin gittikçe azaltığı ve yalnızca sevdiklerinin cansız bedenlerini almak üzere bekleyen insanlar…

Biz hem şehir dışından gelen hem de Samandağlı gönüllüler ilk üç gün enkazlardaki insanlara koştuk. Elimizdeki her malzeme ile işe giriştik. İlk saatlerde tüm enkazlara ulaştığını iddia eden AFAD başkanına söylemeliyiz ki hala cenazesi bulunamayan insanlar var” diye konuştu.

‘Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz!’

Açıklamanın devamında devletin ve iktidarın bölgedeki bulunma durumun ‘izleyici’ pozisyonda olduğunu söyleyen Çekiç, şöyle konuştu:

“Saatler, günler geçerken sermayenin devleti ellerini ovuşturarak deprem bölgelerini izliyordu. Depremin ilk günlerinde şirketlerin paylaştığı kağıt üzerindeki planlar önümüze düşmüş oldu. Bu sırada ‘devlet yok’ diyen depremzedeleri, gönüllüleri tehdit etmekten de geri durmadılar.

Haklıydılar, evet devlet buradaydı. Bizi engellemek için buradaydı, temin ettiğimiz malzemelere el koymak için buradaydı, bizi tehdit  etmek için buradaydı, hasar tespiti yapmak ve kurulacak TOKİ’ leri planlamak üzere buradaydı. Devlet ve kurumu çadır satmak için de buradaydı.

Sonra, seçim geliyor, tüm dertleriniz bitecek yalanlarını savurmak için de buradaydı. ”Depremzede kız çocuklarıyla evlenilebilir” demek için de buradaydı, hazırdı.

Gerçeklik tüm çıplaklığı ile önümüzdedir. Samandağ halkı da ilk günden bu yana yanında kimlerin olduğunu, kimlerin onları ölüme terk ettiğini dayanışmanın yaşattığını, rant, yağma ve savaş ekonomisinin bize ölümden başka bir şey vadetmedğini bilmektedir, yaşamaktadır.”

Toplumsal olarak ilk gösterdikleri refleksin seferberlik ilan etmek olduğu ve ellerinde ne varsa deprem bölgelerine ulaştırmak üzere ilk saatlerde canhıraş tüm illerden çalışmaya başladıklarını ifade den Çeki,. “Biz halklar olarak birbirimizin yarasına merhem olmaya hep hazırdık” dedi.

Çekiç’in okuduğu koordinasyon açıklamasının devamı ise şöyle:

“Samandağ’a ulaşan gönüllüler olarak da bulduğumuz tüm güvenli alanlarda yine gönüllülerden gelen bu malzemelerin dağıtımını planlamak üzere kurulduk. Ve sonra; alanın temel ihtiyaçları için bize ulaşan onlarca kişi, insanların temel ihtiyaçları için gelen onlarca tır, sıcak yemek için günlerce mutfakta çalışanlar, acil yardım için gelen sağlıkçılar, çadır kuranlar, çay demleyenler, mobil dağıtıma çıkanlar, çocuklar ile günlerce aktivite planlayanlar, geceleri acil ihtiyacı tespit etmek üzere sokakta olanlar, cenazesini defnedip gönüllülere destek olmaya gelen Samandağ halkı…

‘Sorulacak bir hesap, kurulacak bir yaşam var!’

Bir ayı geride bırakırken biz gönüllüler hala dayanışmayı büyütmek üzere buradayız. Samandağ özelinde burayı insansızlaştırmak ve imara açma planlarına müdahale etmek, ilçemizin dokusunun bozulmasını engellemek için de burada olacağız. Hala bazı temel ihtiyaçlar devam ediyorken, barınma, eğitim, sağlık, hukuki destek, psikolojik destek gibi ihtiyaçlara dair herhangi bir planlama yapılmazken bize düşen ihtiyaçları

Samandağlılar ile birlikte hareket ederek belirlemek ve buralara cevap üretmek, bu enkazın altından hep birlikte kalkmak olacaktır. Bunun için gönüllü öğretmen, avukat, mühendis, doktor, hemşire, psikolog arkadaşlarımıza çağrımızdır. Yeni bir yaşamı inşa etmek için hepimize ihtiyaç vardır.

Burada yaşayan özneler olarak topraklarımıza gelişecek her müdahaleden haberdar olacak ve buraya yönelik atılan her adımda bizden bağımsız işleyecek her mekanizmaya karşı duracağız.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu